
Akşam eve geldiniz.
Belki işten döndünüz, belki mutfakta yemek hazırlıyorsunuz.
Tam o sırada çocuğunuz yanınıza geliyor:
"Anne, benimle oynar mısın?"
Bir süre sonra tekrar soruyor.
Sonra bir kez daha...
Bazen gün boyunca onlarca kez.
Bu durum birçok ebeveynin aklında benzer sorular oluşturuyor:
"Çocuğum neden sürekli benimle oynamak istiyor?"
"Kendi kendine oyun oynamayı öğrenmesi gerekmiyor mu?"
"Bana fazla mı bağımlı?"
Aslında uzmanlara göre bu soruların arkasında oldukça önemli bir konu yatıyor: bağlanma.
Ve araştırmaların gösterdiği şey, birçok ebeveynin düşündüğünden farklı.
Yetişkinler için oyun genellikle eğlenmek anlamına gelir.
Çocuklar için ise oyun çok daha fazlasıdır.
Oyun;
İletişim kurmanın,
Duyguları ifade etmenin,
Yaşanan deneyimleri işlemenin,
İlişki kurmanın
en doğal yollarından biridir.
Bu nedenle çocuklar "Benimle oynar mısın?" dediğinde her zaman yeni bir oyuncak ya da aktivite istemiyor olabilir.
Bazen ihtiyaç duydukları şey yalnızca sizinle bağlantı kurmaktır.
Belki de ebeveynlerin en çok merak ettiği soru budur.
"Bu kadar bana ihtiyaç duyması normal mi?"
İngiliz psikiyatrist ve psikanalist John Bowlby tarafından geliştirilen Bağlanma Kuramı, çocukların hayatlarının ilk yıllarında kendilerini güvende hissettikleri yetişkinlerle yakınlık kurma ihtiyacının biyolojik bir ihtiyaç olduğunu söyler.
Başka bir deyişle çocukların anne veya babalarına yakın olmak istemeleri, yanlış öğrenilmiş bir davranış değil; insan gelişiminin doğal bir parçasıdır.
Daha da ilginci, Bowlby'nin çalışmalarıyla başlayan araştırmalar bize önemli bir gerçeği gösteriyor:
Çocukların bağımsızlaşabilmesi için önce kendilerini güvende hissetmeleri gerekir.
Yani güvenli bağlanma bağımsızlığın karşıtı değil, temelidir.
Minnesota Üniversitesi tarafından yürütülen ve çocukları yıllar boyunca takip eden uzun dönemli araştırmalar dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.
Erken çocukluk döneminde güvenli bağlanma geliştiren çocukların ilerleyen yıllarda:
Yeni ortamlara daha kolay uyum sağladıkları,
Daha yüksek özgüven geliştirdikleri,
Sosyal ilişkilerde daha rahat oldukları,
Daha bağımsız davranabildikleri
gözlemlendi.
Bu sonuç önemli çünkü birçok ebeveyn şu endişeyi taşıyor:
"Eğer sürekli yanında olursam bana alışır."
Oysa araştırmalar, güvenli ilişki kuran çocukların zamanla dünyayı keşfetmek konusunda daha cesur olabildiğini gösteriyor.
Çünkü çocuk için güvenli bağ, geri dönebileceğini bildiği bir liman gibidir.
Bu durum birçok ailede benzer şekilde yaşanıyor.
Çocuk gün boyunca kendi oyunlarını oynarken, ebeveyn eve geldiğinde adeta peşinden ayrılmıyor.
Bunun nedeni çoğu zaman oyun ihtiyacından çok ilişki ihtiyacıdır.
Tıpkı yetişkinlerin gün sonunda sevdikleriyle sohbet etmek istemesi gibi, çocuklar da gün içinde yaşadıklarını oyun aracılığıyla paylaşırlar.
Çünkü çocukların dili oyundur.
Bir çocuk öğretmencilik oynarken okulda yaşadıklarını anlatıyor olabilir.
Oyuncak bebeğini uyuturken kendi duygularını işliyor olabilir.
Kurduğu hayali dünyalar, çoğu zaman gün içinde yaşadığı gerçek deneyimlerin yansımasıdır.
Çocuğun sürekli oyun istemesi bazen ebeveynleri yeni oyuncak arayışına yönlendirebilir.
Ancak çocuk gelişimi uzmanları burada farklı bir noktaya dikkat çekiyor.
Çocuklar her zaman daha fazla oyuncağa ihtiyaç duymaz.
Asıl ihtiyaç duydukları şey anlamlı oyun deneyimleridir.
Özellikle açık uçlu oyuncaklar, ahşap materyaller ve hayal gücüne alan bırakan oyunlar çocukların kendi fikirlerini oyuna taşımasına yardımcı olur.
Çünkü oyunun merkezinde oyuncak değil, çocuk vardır.
Hayır.
Çocukların ebeveynlerine ihtiyaç duyması kadar, ebeveynlerin de sınırlarının olması doğaldır.
Önemli olan sürekli ulaşılabilir olmak değil, güvenilir olmaktır.
Örneğin:
"Şu an yemeği hazırlıyorum. İşim bitince seninle oynayacağım."
demek,
hem sınır koyar hem de çocuğun ihtiyacını görmezden gelmez.
Çocuklar mükemmel ebeveynlere ihtiyaç duymaz.
Kendilerini güvende hissettiren yetişkinlere ihtiyaç duyar.
Çocuğunuzun sürekli sizinle oyun oynamak istemesi çoğu zaman bir sorun değil, gelişimin doğal bir parçasıdır.
Hatta araştırmalar, güvenli bağ kurabilen çocukların ilerleyen yıllarda daha bağımsız ve özgüvenli bireyler olabildiğini gösteriyor.
Bu nedenle çocuğunuz size dönüp bir kez daha:
"Benimle oynar mısın?"
dediğinde, bunun yalnızca bir oyun daveti olmadığını hatırlayın.
Belki de size aslında şunu söylüyordur:
"Seninle biraz zaman geçirmek istiyorum."
Ve çoğu zaman çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey tam olarak budur.
Konu ile Alakalı Ürünler
Son Eklenen Blog Yazıları
PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.